Çocuğum Uygunsuz Kelimeler Öğrendi, Eyvah!
İnsan yaşamında çeşitli dönüm noktaları vardır. Tek başına güvenli ortamımızdan çıkıp, okula başlayıp, bireysel olarak sosyalleşmeye başlamamız bunların en önemlilerinden bir tanesidir. Bizler çocuklarımıza evde, aile ortamımızda, elimizden geldiği kadar olumlu davranış ve sözleri öğretip pekiştirsek de; büyüyüp okulda, parkta, sokakta sosyalleştikçe birçok yeni söz ve hareketler öğrenir. Bunların çoğu bizlerin de hoşuna giden olumlu şeyler olsa da bazı hareket ve sözlerden hiç memnun olmayız. Peki çocuğumuz eve geldiğinde bazı uygunsuz hareketler veya sözler öğrendiğini görürsek, hatta bize de göstermek veya anlatmak isterse bizim tavrımız ne olmalı, nasıl davranmalıyız?

“Sen ne söylüyorsun; bunları nereden, kimden öğrendin; sen nasıl böyle hareketler yaparsın; neden ağzına böyle kötü sözler alıyorsun!” dersek olur mu? Yoksa bu şekilde yüksek tepkiler daha çok konunun altını çizmemize mi sebep olur?
Çocuklarımızın bu tarz uygunsuz hareket ve sözlerine verdiğimiz yüksek tepkiler, onların bu konuyu daha çok pekiştirmesine, tekrar etmek istemesine ve daha fazla kişiye söylemesine sebep olacaktır.
O zaman biz öncelikle neleri unutmamalıyız?
- Çocuklarımızın doğal bir öğrenme sürecinde olduklarını,
- Öğrendikleri şeyleri bize de aktardıkları için sevinip, bunun onlara doğruyu öğretmek için bir fırsat olduğunu,
- Öğrendikleri uygunsuz söz ve hareketlerin içeriklerini bilmediklerini,
- Tamamen kısıtlamanın merak uyandırıp daha çok teşvik ettiğini,
- Bunun yerine sınırlarını belirlediğimiz bir çerçeve içerisinde söyleyebileceklerini ya da gösterebileceklerini anlatmanın önemini unutmamalıyız.
Bütün bunları düşünerek ne yapmalı ne söylemeliyiz?
“Bazı yeni kelimeler, bazı el hareketleri öğrenmişsin. Yeni şeyler öğrenmek çok güzel. Ama bazı söz ve hareketlerin anlamları hiç güzel değil. Bunu söylediğimiz kişilere kötü sözler söylemiş oluyoruz. Bunu da hiç istemeyiz. Bizler elimizi, dilimizi güzellikler için kullanmalıyız. Anlatmak, söylemek istediğinde ya da göstermek istediğinde bir alan belirleyip (mesela kendi odan, tuvalet vb. gibi) orada bu konuyu konuşabiliriz” diyebiliriz.
Asla unutmamamız gereken bir noktayı da özellikle hatırlatmak isterim ki, her ne olursa olsun (hangi davranış, hangi söz, hangi hareket) sen benim evladımsın ve ben seni her şekilde sever, her şekilde kabul ederim olgusunu çocuklarımıza hem söylemeli, hem de hissettirmeliyiz. Onların bizlerin yanında rahat ve güvende hissetmeleri için bu çok önemlidir.
Tüm güzel sözler,tüm güzellikler çocuklarımız ile birlikte olsun dileklerimle bir başucu kitabı önermek isterim…

