Güncel

Karar Verme Sürecinde Kararsızlık: Duygu ve Mantık İkilemi

Karar Verme Sürecinde Kararsızlık: Duygu ve Mantık İkilemi

Karar vermek sizce daha çok mantık işi midir yoksa duygu işi midir diye sorsam muhtemel birçoğunun vereceği yanıt: “Elbette ki mantık” olacaktır. Dilerseniz bunu hep birlikte yeniden sorgulayalım.

Karar verme, bir sorun ile ilgili olası seçenekler içerisinden birini seçme davranışıdır. Karar verme, önemli bir yaşam becerisidir. Verilen kararlar yaşamın yönelimini de belirlemektedir. Karar verme, bir hedefe ulaşmak veya bir sorunu çözmek için mevcut alternatifler arasından birini seçme sürecidir. Bu süreç, mantıksal düşünmeyi, bilgi toplamayı ve alternatiflerin artılarını/eksilerini değerlendirmeyi içerir. Karar verme, hem bilişsel hem de duygusal faktörlerden etkilenir ve öğrenilebilen bir beceridir. Karar alma yalnızca mevcut zamanı değil, bireyin geleceğini etkileyen en önemli yaşam bileşenlerinden birisini oluşturmaktadır.

Beynin karar verme bölgeleri amigdala ve prefrontal korteks illüstrasyonu.

Karar Verme Çeşitleri

  • Dikkatli karar verme: Karar verme sırasında seçenekler hakkında yeterli bilgilerin toplanıp analiz edilmesi ve bu çerçevede bir seçenekte karar alınması süreçlerinden oluşmaktadır.
  • Kaçıngan karar verme: Bireylerin, kararlarının sorumluluğunu alamayacaklarını düşündüklerinden kendilerini ilgilendiren durumlarla ilgili başkalarının verdiği ya da yönlendirdiği kararları almaları ile tanımlanabilen bir karar verme sürecidir.
  • Erteleyici karar verme: Bireylerin, yeterli bilgi, cesaret ve özgüvene sahip olmadıklarını düşünmeleri ve kararlarının sonuçlarından çekindiklerinden dolayı bu kararlarını sürekli erteledikleri bir karar alma sürecinden oluşmaktadır.
  • Panik karar verme: Bireylerin, karar verme sürecinde yaşadığı kaygı neticesinde, düşünüp seçenekleri analiz etmeden karar vermesi durumlarını ifade eden bir karar verme yoludur.

Son aldığınız bir kararı düşünün: O kararı ne şekilde aldınız?

Beynimizin Karar Verme Süreci

Amigdala: Duyguların merkezi (korku, öfke, heyecanı algılar). Hayatta kalmayla ilgili durumları yönetmektedir. Tehlike anında, amigdala hızlı bir şekilde tepki vererek vücudun stres hormonu olan kortizol salgılamasını sağlar. Bu hormon, vücudun savaş ya da kaç tepkisi vererek insanın hayatta kalmasını sağlar.

Prefrontal Korteks: Planlama, karar verme, problem çözme, dikkat, sosyal davranışlar, duygusal kontrol ve kişilik gibi yetenekler için hayati öneme sahiptir ve beyin gelişimi açısından en son olgunlaşan kısımdır. Araştırmalar özellikle beynin planlama, karar verme ve mantıksal akıl yürütmeden sorumlu bölgesi olan prefrontal korteksin gelişimini tam olarak 25 yaşına kadar tamamladığını gösteriyor.

Hipokampüs: Hafıza ve öğrenmeden sorumlu bölge. Anıları işlemek, yeni bilgileri öğrenmek gibi görevleri vardır. Stres ve depresyon gibi durumlarda olumsuz etkilenebilmektedir. “Daha önce ne olmuştu sorusuna yanıt verir” Stres, travma, uyku düzeni, beslenme, genetik faktörler, yaşam tarzı alışkanlıkları, sosyal çevre ve psikiyatrik/nörolojik durumlardır. Bu faktörler amigdalanın aktivitesini artırıp azaltarak kişinin duygusal tepkilerini, stres düzeyini ve sosyal davranışlarını etkileyebilir. Düzenli egzersiz, meditasyon, nefes egzersizleri bu aktivitelerin daha dengeli şekilde gerçekleşmesini sağlar.

Karar Verme Sürecini Etkileyen Psikolojik Faktörler

  • Algı ve dikkat:Çevredeki bilgilerin nasıl algılandığı ve ne kadar dikkat edildiği süreci etkiler.
  • Geçmiş deneyimler ve öğrenme:Olumlu veya olumsuz deneyimler, gelecekteki kararları şekillendirir.
  • Duygular ve duygusal durum:Duygusal durumlar, kararların olumlu veya olumsuz etkilenmesine neden olabilir.
  • Bilinçaltı etkiler ve önyargılar:Geçmişten gelen önyargılar, otomatik düşünceler ve inançlar karar verme üzerinde büyük etkiye sahiptir.
  • Sosyal etkileşim:Başkalarının düşünceleri, beklentileri ve tavsiyeleri, karar verme sürecini etkileyebilir.
  • Değerler ve etik:Kişinin sahip olduğu değerler, karar verme sürecinde önemli bir rol oynar.

Duyguların Karar Verme Sürecindeki Rolü

Duygular Limbik sistem denilen bölgede oluşur. Ödül-ceza mekanizmalarını, motivasyonu ve hafızayı kontrol eder. Karar verme sürecinde bu bölge aktiftir. Duygular, karar verme sürecinde hem yardımcı hem de engelleyici bir rol oynayabilir; ani kararların alınmasını sağlarken, aynı zamanda mantıksal düşünmeyi bulanıklaştırabilir ve önyargılara yol açabilir. Örneğin, öfke riskli ve aceleci kararlar aldırırken, korku daha temkinli ve düşük riskli seçeneklere yöneltir.

Duygular olmadan karar verme yetimiz bozulur. Değişim için mantıksal nedenler zorlayıcı gelebilir. Bu yüzden duygusal yönünüze hitap eden nedenler bulun. Mantıklı nedenler bulmak yerine, ikna edici duygusal ödüller olsun.

Sağlıklı Kararlar Alabilmek İçin:

-Duyguyu belirlemek,

-Düşünceyi kaydetmek,

-Sorgulamak,

-Alternatif Düşünce Geliştirmek

Düşüncelerimizin duygularımız olduğunu düşünürsek hislerimize temas edemeyiz. Duygular, tartışmaya kapalıdır. Sadece öyle hissedildiği veya düşünüldüğü için inanmak yerine kanıt aramak önemlidir.

Duyguları Tanımak ve Kabul Etmek

Korku: Bizi korur.

Üzüntü: Düşünmeye yönlendirir.

Öfke: Sınırlarımızı fark etmemizi sağlar.

Sevgi: Bağ kurmamızı güçlendirir.

Duyguları bastırmak yerine onları tanımak, beynimizin karar verme süreçlerini daha dengeli hale getirir. “En kötü ne olabilir ki?       “

Duygusal Farkındalık

-Şu anda hangi duygunun etkisindeyim?

-Bu kararı gerçekten istiyor muyum yoksa bir duygudan mı kaçıyorum?

-Bu kararın bana uzun vadede ne katkısı olur?

Akıl ve Duygu

Sağlıklı kararlar, aklı ve duyguları birbirinden ayırmakla değil, dengeli olarak kullanabilmekle mümkündür. “Bilinçli karar, duygularını tanıyan beynin ürünüdür.“

Sonuç olarak seçimlerimizin %80’inini duygular, %20’sini mantık oluşturur. Düşünen beyin yavaştır, mantıklıdır, tarafsız olmaya çalışır. Hisseden beyin dürtüseldir, duygusal, içgüdüsel ve bilinçsizdir.

Mevlana Hazretlerinin bir sözüyle yazımı özetleyerek sonlandırmak istiyorum:

“Mutluyken söz verme, üzgünken cevap verme, öfkeliyken karar verme”.

Uzman Psikolojik Danışman Fatma Kaya

 

 

Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir