Ergenlik Sorunlarının Üstüne Bir de Sınav Kaygısı
İnsan vücudu yüzyıllardır kendisini tehlikelerden koruyarak bu günlere gelmiştir. Beyin, o kadar gelişmiş bir fizyolojiye sahiptir ki, bir tehlike fark ettiğinde kendiliğinden savunma mekanizmalarını devreye sokmaktadır. Moderniteyle yaşam tarzının değişmesi sonucunda biz insanoğlunun tehlike anlayışı değişmiş olsa da, savunma mekanizmaları eskisi gibi çalışmaya devam etmektedir. Çok eski zamanlarda doğada yaşam süren insanoğlu vahşi hayvanlardan korunmaya çalışmış, açlıkla mücadele etmiş ve temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmıştır. Bu dönemlerde tehlike olarak karşılarına çıkan tüm durumlarla ya savaşarak ya da kaçarak üstesinden gelmiştir. Kaygı o dönemlerde beynimin bir savunma mekanizması olarak gelişmiştir.

Kaygı kelimesinin kökünü incelediğimizde bizlere birtakım ipuçları vermektedir. Kadgu kelimesinden türeyen öz türkçe bir kelime olan Kaygı, Kad kök itibariyle bükülmek anlamına gelirken -gu ekiyle kişinin kendi içine çekilmesi ve katlanması anlamlarına evrilmiştir (Akın, 2025). Kelime anlam olarak bozulmamış ve günümüze kadar anlamını koruyarak gelmiştir.
Günümüzde kaygı kelimesini, gelecekte doğacak bir problemden kaynaklı oluşacak durumların kişiyi kötü duruma sokabileceği inancı olarak tanımlamaktayız. Kaygılı olmak, endişe duygusuna sahip olmak, tehlikeli bir duruma karşı gerginlik hissine kapılmak bizleri bu durumla mücadele etmemizi sağlayan ve harekete geçiren bir etkendir. Fakat bu kaygı durumu her zaman doğru şekilde oluşmayabilir. Yanlış alarm dediğimiz ve harekete geçirmesi gereken yerde sürekli bir endişe duygusuna sebebiyet veren durumlarda kaygı durumu bir problem olarak karşımıza çıkabilir. Kaygı bozuklukları olarak adlandırdığımız bu sorun DSM-5’te psikolojik bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.
Peki Nedir Bu Sınav Kaygısı?
Kaygı bozukluklarından birisi de sınav süreçlerinde başarıyı olumsuz etkileyen ve yanlış alarm olarak vücudumuza sinyal gönderen bir durumdur. Sınavlar bizlerin başarısını ölçen testlerken bu duruma bazen farklı anlamlar yüklenebilmektedir. Örneğin üniversiteye giriş sınavları gençlerin geleceğinde önemli bir etken olurken, KPSS gibi kamuya giriş sınavları meslek hayatını ve dolayısıyla gelecekteki kariyer planlarını etkileyen bir durum olabilmektedir. Bunun sonucunda sürekli olarak sınavı ve sınavın sonuçlarını düşünerek günlük hayata odaklanamamakta, temel olarak yapması gereken sorumlulukları aksatmakta ve diğer fiziksel (sürekli bir huzursuzluk ve ağrılar, uykusuzluk gibi) durumlarla karşılaşılabilmektedir.
Nasıl ki karşımıza bir anda köpek çıktığında korkmak çok doğal bir durumken sınavlara karşı bir korku veya endişe duymakta normaldir. Bu bizim için gerekli ve önemlidir de. Çünkü kaygılanmak bizleri harekete geçiren ve bir şeyler yapmamızı sağlayan bir durumdur. Fakat çoğu konuda olduğu gibi burada da fazla kaygı işlevselliğimizi bozabilmekte ve harekete geçirmekten ziyade korku ve endişe duyarak o durumdan kaçınma davranışına sebebiyet verebilmektedir. Sınav öncesinde ve sınav anında kaygının doğru yönetilmesi oldukça önem arz etmektedir.
Kaygıyı doğru yönetmek için ne yapabiliriz?
Öncelikle düşüncelerimize yönelmek ve gerçekten ne hissettiğimize odaklanmak burada ilk adım olabilir. Kendimize dönüp sorduğumuzda sınav benim için ne ifade ediyor, sınavı başarılı bir şekilde geçtiğimde ne olacak, eğer başarısız olursam alternatif bir seçeneğim var mı gibi soruları kendimize sormak birinci basamak diyebiliriz.
Çevrenin yaklaşımı da burada önem arz etmektedir. Örneğin ailelerin çocuklarına karşı tutumları, onların sınavlara karşı yükledikleri anlamdan dolayı değişebilmektedir. Bazı aileler kendi hedeflerini çocukları üzerinden gerçekleştirmeyi düşünebilmekte ve bu sebeple de onlara baskı yapabilmektedir. Çünkü orada çocuğun hedefleri, istekleri ve hayalleri ön planda olmazken ebeveyn bunu sanki çocuğunun iyiliği için istiyormuş gibi kendi isteklerini dayatabilmektedir. Burada ortak bir yaklaşım gösterebilmek oldukça önemlidir. Demokratik ebeveyn tutumu sergileyen ailelerde çocuğun kaygı seviyesi düşmektedir (Zengin, 2019). Bu durumda kaygı seviyesine bağlı olarak ergenin kendini ifade ediş yönteminde, özgüveninde ve dolaylı olarak başarısında olumlu sonuçlar gözlenebilmektedir.
Gerçekçi hedefler ve kişinin kendisinin farkında olması da oldukça önemlidir. Ergenlik döneminde kişi henüz kendi benliğinin tam farkında olamayabilir. Çünkü gelişimsel dönem içerisinde beyin karar verme mekanizmasını hala geliştirmekte ve olgunlaştırmaktadır. Prefrontal korteks dediğimiz bu bölüm ergenlik döneminde gelişimi tam olarak sağlanamadığı için kararsızlıklar ve yanlış tercihlerde bulunma gibi sonuçlara sebebiyet verebilmektedir. Bu sebepledir ki sınavları farklı şekillerde yorumlayabilir, farklı anlamlar yükleyebilirler.
Ayrıca doğru nefes egzersizlerini öğrendiğimizde kaygı öncesinde pratik yaparak bir kazanım elde edebilir, kaygı durumunda da bu durumla daha kolay mücadele edebilir bir hale gelebiliriz.
Özetle ergenlik döneminde sınav sürecine hangi anlamlar yüklenmekte, aile ve çevresel baskının etkisi ve kişinin kendini tanıma ve fark etme süreci ne durumda gibi başlıklar altında sınav kaygısını incelemek mümkündür. Tabii ki bu başlıklara ek olarak farklı konularda etkili olabilmektedir. Genel çerçevesi ile ergen bireyin, ergenlik dönemi itibariyle hormonal olarak zaten duygu karmaşasında bulunması, beyin yapısının gelişimi sebebiyle düşüncelerinde karışıklıkların olması, sınav dönemini daha da zorlaştırabilmektedir.
Sonuç olarak kaygı ile baş etme yöntemlerinde kişinin kendisini fark etmesi, duygularını tanıması, geleceğe yönelik hedeflerini daha gerçekçi ve ulaşılabilir koyması ve bunlara ufak adımlarla ilerlemesi süreci kolaylaştırabilir. Ayrıca ailesinden ve çevresinden alacağı destek, bu sürecin daha kolay geçmesine yardımcı olacaktır.
Kaynakça:
Zengin, E. (2019). Ergenlerde Anne Baba Tutumları İle Sınav Kaygısı Arasındagki İlişkinin İncelenmesi: Ortaokul Örneği (Yayın No. 584655) [Yüksek Lisans Tezi,İstanbul Gelişim Üniversitesi]. YÖK Ulusal Tez Merkezi.
Akın, P. (2025, 7 Nisan). Kaygı Kelimesinin Kökeni Nedir?. Söylenti. https://www.soylentidergi.com/kaygi-kelimesinin-kokeni-nedir/

