Bazı İnsanlar Neden Daha Öfkeli?
Öfke çoğu zaman “kötü bir karakter özelliği” gibi görünse de temelde öğrenilmiş, kendini korumaya hizmet eden, ilişkisel bir duygudur. Kısmen bir karakter özelliği olarak adlandırılabilir. En kısa şekliyle öfke, bir başa çıkma stratejisidir diyebiliriz.

Öfkeli İnsanların Ortak Özellikleri
- Duygu farkındalıkları daha düşük düzeydedir. Kişi, ne hissettiğini tanımlamakta zorluk yaşar.
- Aşırıya kaçan kontrol ihtiyaçları vardır. Kontrolün olmadığı yerde öfke artar.
- Sınırlar belirsizdir; bazen sert duvarlar vardır bazense sınır yoktur.
- Küçüklük yaraları çok tetiktedir. Hızlı tepki verirler.
- Kendilik algıları hassastır, eleştiriyi tehdit gibi algılarlar.
- Yanlış yaptıklarını düşündükleri durumlarda kolayca öfke ortaya çıkar.
- Engellendiklerinde veya istedikleri olmadığında duruma tahammül edemezler. Bu durumları kendilerine kasıtlı haksızlık veya adaletsizlik olarak yorumlarlar.
Peki Bu Öfke Nereden Gelir?
Kişi kendini çaresiz hissettiğinde öfke, “güçlü hissetmenin” en kısa yoludur.
- Terapi seanslarında sık sık dile getiririm; öfke ikincil duygudur. Altında kırgınlık, üzüntü, terk edilme korkusu gibi duygular yatar. Kişi bunu ifade edemeyince öfke olarak çıkar.
- Büyüdüğü evde öfke normal bir iletişim yoluysa kişi bunu öğrenir.
- İhmal, istismar, yoğun eleştiri gibi travmatik deneyimler sinir sistemini alarmda tutar.
- Kişi çaresiz hissettiğinde öfke “güçlü hissetmenin” kısa yoludur. İçinde bulunduğumuz toplum ve kültürümüz kırılganlık, üzüntü gibi duyguların dile getirilmesini hala güçsüzlük olarak algılayabilmesiyle öfke burada daha da işlevsellik kazanır.
Terapiye Gidemiyorsak Öfkeyle Nasil Başa Çikabiliriz?
İlk adımda öfkelendiğinizi ve öfkenin hem fiziksel hem ruhsal olarak size zarar verdiğini kabul edin. İkinci adımda, aşağıda bahsettiğim hem fiziksel hem bilişsel alanlardaki küçük ama etkili önerileri zihninizin alışması için önce sık sonra aralıklı olarak deneyebilirsiniz.
Fiziksel olarak; önce dörte kadar sayarak nefes alabilir, dörte kadar sayarak nefesi içimizde tutabilir ve yine dörte kadar sayarak nefesinizi verebilirsiniz. Doğru nefes alıp verme sinir sistemini rahatlatır.
Fiziksel olarak yapılabilecek bir diğer uygulama ise kasları gevşetmektir. Örneğin; sağ el yumruğunuzu önce sıkıp sonra yavaşça bırakabilirsiniz.
Bilişsel anlamda özellikle kriz anlarında otomatik olarak ortaya çıkan bazı düşünce kalıplarımız vardır. Örneğin; “şimdi mahvoldum, bittim” veya “zaten hep böyle” gibi düşünceler olayları olduğundan daha olumsuz yargılamaya sebep olur. Tam bu anlarda birkaç dakika durup “şu an böyle gözüküyor ama şöyle bir çözüm olabilir” gibi arada kalmış cümle kalıpları öfkeyi yatıştırır.
Sonuç olarak öfke, sabit ve değişmez bir duygu değildir. Terapi süreçlerinde görüyoruz ki; farkındalık, duygusal beceri ve güvenli ilişkiler sayesinde öfke dönüştürülebilir. Kişi öfke duygusunu daha iyi düzenler, duygularını sağlıklı şekilde ifade etmeyi öğrenir ve içsel dengeyi yeniden kurar.

