Ortoreksiya Nervoza: Sağlıklı Beslenme Hastalığı
Ortoreksiya Nervoza Nedir?
Son yıllarda toplum genelinde beden sağlığına yönelik artan farkındalık, sağlıklı yaşam ve yaşam kalitesini en üst seviyeye çıkarma isteği giderek artmıştır. Dengeli ve sağlıklı beslenme ise bireyin fiziksel ve ruhsal sağlığını geliştirmek için listenin üst sıralarında yer alan bir gerekliliktir. Herkes sağlıklı, dengeli beslenerek daha uzun ve kaliteli bir yaşam arzulamaktadır. Bu son derece doğal bir beklentidir. Ancak giderek artan bilinç, bazı bireylerde esnekliğini kaybederek yeme eylemini bir ihtiyaç karşılama olarak görmekten çıkarmış ve farklı bir boyut kazandırmıştır. Sağlıklı beslenme arzusu aşırı idealize edildiğinde ve patolojik bir örüntüyle birleştiğimde bkatıin bu eyleme dair katı kurallar geliştirmesine ve yoğun suçluluk, kaygıya hissetmesine neden olur. İşte bu davranışa yeni bir isim verilmiştir; Ortoreksiya nervoza.
Ortorek
siya nervoza sağlıklı beslenme ve buna bağlı yaşam tarzına katı şekilde sadık olma ve takıntılı biçimde sağlıklı yiyecekleri seçme ve sağlıksız yiyeceklerden uzak durma durumuna verilen isimdir. Diğer bir değişle sağlıklı ve doğru beslenme takıntısıdır. İlk defa 1970’li yıllarda araştırmacı Steven Bartman tarafından kullanılmıştır. Bilimsel olarak araştırmaları yeni yaygınlaşmaya başlayan bir kavramdır. Yemek tercihlerinde sağlıklı, temiz içerikli ve saf yiyeceklere yönelmeyi içerir. Bu açıdan bakıldığında oldukça sağlıklı görünen bir davranıştır. Ancak ortoreksiya nervozada tablo bununla sınırlı değildir.
Ortoreksiya nervoza sağlıklı beslenmenin saplantı hale geldiği bir yeme bozukluğudur. Başlangıçta özel bir beslenme ve yaşam tarzı çabası gibi dursa da sağlıklı beslenme ihtiyacı zaman içinde öylesine baskın hale gelir ki kişinin günlük akışını kontrol etmeye başlar. Kişi tüketeceği yiyeceğin besin değerleri, yetiştirilme süreci, çeşitli kimyasallardan arındırılmış olması, sağlıklı pişirme yöntemleri ve nerede üretildiğine kadar her faktör göz önünde bulundurur. Bu durum yemek hakkında zihnin ve günlük eylemlerin çok fazla meşgul olmasına neden olur. Sağlıklı beslenmenin tek geçerli yol olduğuna inanılarak sağlıksız olarak etiketlenmiş besinlere yönelik yoğun bir korku duyulur.
Ortoreksiya nervozanın temel dinamiği anoreksiya veya bulimiya gibi yeme bozukluklarından farklılaşır. Ortoreksiya nervozada diğer yeme bozukluklarından farklı olarak yemeğin miktarından ziyade içeriği ile ilgilenilir. Yemek yeme eylemi nicelik açısından değil nitelik açısından sınırlandırılır. Kişi çok yediğinde değil, “sağlıklı beslenmediğinde” suçluluk hissetmektedir.
“Ortoreksiya Nervoza Patolojik Bir Beslenme Algısını İfade Eder.”
Ortoreksiya nervoza ile ilgili kaynaklar bozukluğun sebeplerine dair birden fazla bakış açısı sunar. Mükemmeliyetçi kişilik özellikleri ve kontrolü elinde tutmak için gösterilen çaba sağlıklı beslenmeye dair saplantılı düşünce, duygu ve eylemleri üretir. Besinlerin içeriği kişinin zihinini çokça meşgul eder. Besinler “zararlı” ve “faydalı” dolayısıyla “tüketilebilir” ve “tüketilemez” olarak kesin yargılarla ikiye ayrılır. Kişinin bireysel özelliklerinin yanında aileden öğrenilen çeşitli kalıplar, toplumsal tutum ve kısıtlayıcı diyetler başta gelen nedenleridir.
Tabloyu en çok güçlendiren etkenlerden birisi ise sosyal medyadır. Temiz beslenme akımları, organik ürün pazarlama stratejileri, şekersiz ve glutensiz beslenmeyi içeren diyetler, kusursuzluk baskısı ve influencer etkileri… Sosyal medyada yer alan belirli besinlere yönelik geliştirilen korku kültürü, sağlıklı beslenmeye yönelik tek tip bakış açısı kişiler için son derece yönlendirici olmaktadır.
“Sağlıklı beslenmeye yapılan saplantılı yatırım kişiyi fiziksel, sosyal ve duygusal açıdan olumsuz etkiler.”
Ortoreksiya nervoza henüz tanı sınıflandırmalarında yer almasa da bireyi fiziksel, sosyal ve duygusal olarak olumsuz etkileme potansiyeli yüksektir. Besinlerde sağlıklılık takıntısı ve diyetlere uymaya duyulan yüksek ihtiyaç kişide katı ve sınırlı bir beslenme tipine dolayısıyla çeşitli beslenme yetersizliklerine neden olarak fiziksel sağlığın bozulmasına neden olabilir. Bunun yanında öğünlerin hazırlanması ve içeriklerinin incelenmesi için çokça zaman ve para harcanır. Kişinin zihni gün içinde sürekli olarak yemekle meşgul olur, öğünler öncesinden planlanır ve bu planlamalara katı bir şekilde sadık kalınır. Beslenme kalitesi bu yolla artmış olur ancak en baştaki yaşam kalitesini arttırma hedefi beraberinde getirdiği katılıkla aazama yoluna gider.
Birey günün büyük bir bölümünde yemekle ilgili düşünmekten kaynaklı kaygı hisseder. Sağlıksız olarak sınıflandırdığı yiyeceklerden katı bir şekilde kaçınır. Bunları tükettiği takdirde yoğun bir suçluluk yaşar ya da uyguladığı diyet bozulduğunda, yoğun korku, endişe, suçluluk ve öfke hissedebilir. Hatta çeşitli hastalık korkuları geliştirebilir. Kişinin kendisine karşı hoşgörüsü de giderek azalır. Bu durum özsaygı, özdeğer gibi problemlere yol açabilir.
Birey kendi hazırladığı yemekler üzerinde daha fazla kontrole sahip olduğu ve tüketirken daha rahat hissedeceğinden dolayı dışarıda yemek yemek onun için çok güçleşir. Ortoreksiya nervozaya sahip bireyler bu sebepten ötürü kendilerini arkadaş gruplarından soyutlayabilmektedir. Ayrıca doğru bulmadıkları beslenme biçimlerine hoşgörüyle yaklaşamadıkları için çevresini eleştirebilir ya da kontrol etmeye çalışabilir. Bu durum bireyi sosyal açıdan etkileyebilir.
Kaynakça
Gerçek, H. G., & Kara, A. (2025). Obsesif kompulsif bozukluk ve yeme bozukluğu tanısı ile izlenen ergenlerde ortoreksiya nervoza belirtilerinin karşılaştırılması. Osmangazi Tıp Dergisi, 47(3), 447-456.
Özcan, M., & Aktaş, A. (2025). Ortoreksiya nervoza eğiliminde yeme tutumları, obsesif inançlar ve üstbilişlerin yordayıcı etkileri. Journal of Clinical Psychology Research, 9(1), 1-13.
Şengül, R., & Hocaoğlu, Ç. (2019). Ortoreksiya nervoza nedir? Tanı ve tedavi yaklaşımları. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, 14(2), 101-104.
Anahtar Kelimeler
Ortoreksiya nervoza, yeme bozuklukları, sağlıklı beslenme, beslenme

